Toplumumuzda şiddet denilince akla ilk gelen fiziksel şiddettir. Bunun nedeni bu şiddet türünün tespitinin daha kolay olması ve fiziksel olarak görülebilmesidir ancak ekonomik şiddet ve psikolojik şiddet de şiddetin diğer türleridir ve çoğu zaman toplum tarafından göz ardı edilir. Oysaki bu şiddet türlerine maruz kalanlarda yarattığı psikolojik etki, fiziksel şiddete uğramakla aynıdır hatta çoğu zaman tedavi süreci daha uzun sürmektedir. Boşanma davalarında ekonomik şiddet ve manevi şiddet de dikkate alınmaktadır.
Ekonomik şiddet, birçok insanın farkında olmadığı ancak ciddi sonuçlara yol açabilen bir boşanma nedenidir. Bu tür şiddet, bir eşin diğerine finansal olarak zarar verme veya bağımsızlığını kısıtlama amacı taşır. Ekonomik şiddet, birçok farklı şekilde ortaya çıkabilir. Gelirin kontrol edilmesi bunlardan bir tanesidir. Örneğin; eşinin maaşının tamamına el koyması, finansal kaynaklara erişimin engellenmesi, çalışmayan eşe parasal destek sağlanmaması (Y2HD 2018/1483 E., 2019/3780 K.) veya aile bütçesinin kötüye kullanılması, eşe çalışmaması için baskı yapılması gibi.

Psikolojik/manevi şiddet ise, duygusal ve zihinsel olarak etkilere yol açabilir. Örneğin kişinin kilosu ile dalga geçilmesi; şişko bana yakışmıyorsun demek (Y2HD 2005/10852E, 2005/13675K., 06.10.2005 T )
Boşanma davalarında şiddetin ispatı her türlü delil ile yapılabilir ancak unutulmamalıdır ki; her dava kendi somut özelliklerine göre değerlendirilmeli ve Yargıtay kararları ışığında ele alınmalıdır. Bu nedenle alanında uzman bir boşanma avukatından hukuki destek alınması herhangi bir hak kaybına uğramanızı engelleyecektir. Örneğin Hukuk Genel Kurulu 2017/1613 E., 2019/419 K. Sayılı kararında; “..Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle bölge adliye mahkemesince belirlenen ve erkeğe kusur olarak yüklenilen “ekonomik şiddet” vakıasına ilişkin tanık beyanı davalı-davacı kadından duyum olup ispatlanamadığı, bu nedenle hükme esas alınamayacağı, mahkemece belirlenen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda yine de erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,…” karar vermiştir.

Boşanma süreci bu anlamda bir çok duygusal ve hukuki problemi içinde barındırır. Antalya Boşanma Avukatı olarak bu zorlu boşanma sürecinde size yol gösterirken gerekli desteği de unutmuyoruz. Boşanma sürecinizde doğru adımlar için Hukuk Büromuzdan destek alabilirsiniz.